Tasarım hukuku, ürünlerin dış görünümüne ilişkin özgün unsurları koruyarak hak sahiplerine hem ticarî değer yaratma hem de rekabet avantajı sağlama olanağı sunar. Bu nedenle, hukuka aykırı müdahalelere karşı etkili şekilde korunması, fikrî mülkiyet sisteminin işleyişi bakımından önem taşır.
Bu çalışmada, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tasarım hakkının kapsamı ve bu hakka tecavüz teşkil eden fiiller sistematik biçimde incelenmektedir. Türk hukukundaki düzenlemeler Avrupa Birliği'nin 6/2002 sayılı Topluluk Tasarım Tüzüğü ve 2024/2822 sayılı Reform Tüzüğü ile karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nda tasarımlar için aranan "ayırt edicilik" kriteri ile ihlal değerlendirmesinde kullanılan "ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" ölçütün arasındaki kavramsal uyumsuzluk ele alınmış; bu ayrımın uygulamada doğurabileceği öngörülebilirlik ve etkin koruma sorunları irdelenmiştir. Tasarım hukuku ile haksız rekabet hükümleri arasındaki kesişim alanları incelenerek, tescilli ve tescilsiz tasarımlar bakımından bu hükümlerin uygulanma koşulları öğretideki görüşler ve yargı kararları ışığında değerlendirilmiştir.
Çalışma, tasarım koruması ile ihlal ölçütleri arasındaki ilişkiyi hem teorik hem de Pratik boyutlarıyla inceleyerek, daha tutarlı ve işlevsel bir koruma rejimine duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır.