Daha ilginç zamanlarda yaşamaya başladık. Sosyalleşerek inşa ettiğimiz kimliğimizin aydınlık ve karanlık yönlerini artık yapay zekanın zihnimize tuttuğu aynada görüyoruz. Toplu yaşayan bir canlı türü olarak geliştirdiğimiz uygarlıkların karşılıklı ihtiyaç üzerine kurulu yerleşik yapısının dağılışına tanıklık ediyoruz. Bu yerleşik yapıların hem ürünü hem üreticisi olan hukuk düzenlerinin geleceğini öngörmek kolay değil. Anayasa Candır ilk yayınlandığı günden beri anayasa okuryazarlığı kavramı üzerinden, birlikte güzel yaşama hayalinin formülünü anlatmaya çalışıyorum. Bu yolculuğa tanıklık -ve dilerseniz eşlik- etmeniz için her yeni baskıya önsöz yazıyorum. Bu önsözler zamanın akışına da not düşüyor. Yaşanan zamanların ilginçlik düzeyi yükseldikçe bu formül daha çetin meydan okumalara maruz kalıyor. Bütün öngörülemezliklere rağmen hukuk devleti kurgusu formülü insanlık için halen bir pusula görevi görüyor; ben de anayasa okuryazarlığını geliştirmek için çaba göstermeyi değerli buluyorum. Anayasa Candır yedi yıl önce var olmayan bir bilgilenme alanı yarattı ve bu alanın doğurduğu kelebek etkisi kaderi etkiliyor. İki sihirli sözcükle geleceği mühürledik: Anayasa Candır. Keyifle okumanız, bitirdiğinizde anayasa sevgisini yüreğinizde hissetmeniz dileğiyle