Günümüzde yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte, YZ tarafından üretilen eserlerin hukuki statüsü ve fikri mülkiyet hakları alanında önemli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Av. Ahmethan Ural Doruk'un kaleme aldığı Yapay Zekâ Ürünlerinin Eser Niteliğinin Değerlendirilmesi adlı bu eser, YZ ürünlerinin eser olarak kabul edilip edilemeyeceği ve bu ürünlerin fikri haklar kapsamında nasıl korunabileceği sorularına kapsamlı ve güncel bir bakış sunmaktadır.
Kitap, öncelikle yapay zekâ kavramının tanımını, tarihsel gelişimini ve türlerini ele alarak okuyucuya sağlam bir teorik temel sunar. Zayıf ve güçlü yapay zekâ ayrımı, makine öğrenmesi, derin öğrenme, kara kutu ve üretken yapay zekâ gibi güncel kavramlar detaylı şekilde açıklanır. Bu bölüm, YZ'nin nasıl çalıştığını ve hangi teknolojik süreçlerle ürün ortaya koyduğunu anlamak isteyenler için yol göstericidir.
İkinci bölümde, eser kavramı hem ulusal hem de uluslararası hukuk açısından incelenir. Türk Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu başta olmak üzere, Avrupa Birliği ve Amerikan hukukunda eser sayılmanın şartları, subjektif ve objektif kriterler, eser türleri ve eser sahipliği detaylandırılır. Bu bölüm, YZ ürünlerinin mevcut hukuk sistemlerinde hangi şartlarda eser olarak kabul edilebileceğini karşılaştırmalı olarak ortaya koyar.
Üçüncü bölümde ise, YZ ürünlerinin eser niteliği ve eser sahipliği sorunu derinlemesine analiz edilir. YZ'nin yaratıcı süreçlerdeki rolü, insan müdahalesinin derecesi ve YZ'nin tamamen bağımsız olarak ürettiği içeriklerin hukuki statüsü tartışılır. Eser sahipliğinde yaratma gerçeği ilkesi çerçevesinde Türk, AB ve ABD hukukundaki yaklaşımlar karşılaştırılır; YZ'nin eser sahibi olup olamayacağına dair güncel görüşler ve tartışmalar aktarılır.
Kitabın ilerleyen bölümlerinde, YZ yardımıyla veya tamamen YZ tarafından üretilen ürünlerin eser niteliği taşıyıp taşımadığına ilişkin değerlendirmeler yapılır. Ayrıca, bu tür ürünlerin korunmasına yönelik bağlantılı haklar, "work made for hire" (iş için yapılan eser) kuralı, sui generis (kendine özgü) koruma önerileri gibi farklı hukuki yaklaşımlar ve çözüm önerileri sunulur.