Çalışmanın konusu olağanüstü kanun yollarından önemli bir niteliğe sahip olan ve son çare olarak başvurulabilen yargılamanın yenilenmesidir. Bu kanun yolu, tarihsel süreç içerisinde üzerinde çok tartışmalar olan ve ortaya çıkış biçimi bakımından tarihsel kökenleri çok derinlere dayanan bir kanun yolu olma özelliğine sahiptir.
Yargılamanın yenilenmesinin temel kökenleri Fransız ihtilali ve öncesindeki süreçlerde yatmaktadır. Buradaki gelişmeler tüm Kara Avrupası ülkelerini etkisi altında bırakmış ve kurumun farklı biçimlerde ele alınmasına olanak tanımıştır. Kimi hukuk düzenlerinde mahkum aleyhine yenileme nedenleri hiçbir zaman kabul edilmemiş, kimi diğer hukuk düzenlerinde ise hem lehe hem aleyhe yargılamanın yenilenmesi nedenlerini kabul eden karma yaklaşımlar öne çıkmıştır.
Türk Hukuku, hem lehe hem aleyhe yargılama nedenlerinin kabul edildiği karma modelin örneklerinden birisini oluşturmaktadır. Yargılamanın yenilenmesi konusu özelinde, CMK'da ki mevcut düzenlemeler, temelinde çok farklılıklar olmamakla birlikte 1412 sayılı Kanun'daki düzenlemelerin bir benzeridir. 1412 sayılı Kanun'un mehazı ise Alman CMUK'udur.
Konu özelindeki mevcut düzenlemeler, muhakemenin çoğu sorununa temas etme noktasında yetersiz kalmaktadır. Bu sebeplerden birisi, CMK'da ki yargılamanın yenilenmesi sisteminin CMUK'da ki yargılamanın yenilenmesi sistemiyle benzer mimaride inşa edilmesine rağmen kanundaki diğer normlar bakımından CMUK - CMK arasındaki sistem farkının gözetilmemiş olmasıdır. Aynı zamanda, mevcut düzenlemeler, adli hatanın giderilebilmesi için gerekli çözümleri tam olarak karşılayamamaktadır. Ayrıca gerek CMK'da ki yargılamanın yenilenmesi normları özelinde gerekse de CMK - TCK normlarındaki ifadeler arasında; tam olarak terim birliği de sağlanamamıştır.
Bu nedenlerle konunun incelenmesi önem arz etmektedir. Bu çalışma iki bölümde ele alınmıştır.