Günümüzün hızla değişen ekonomik düzeninde, çevre ile insan arasındaki bağın zayıflaması ve büyük ölçekli yatırımların doğa üzerindeki etkilerinin artması, hukukçulara ve politika yapıcılara yeni sorumluluklar yüklemektedir. Kitap, bu güncel ve kritik meseleye, uluslararası yatırım hukuku ve çevre koruma ekseninde yenilikçi bir bakış sunuyor.
Kitap, yatırım tahkimi alanında "adil ve hakkaniyetli davranma yükümlülüğü"nün ev sahibi devlet ve yatırımcı açısından ne anlama geldiğini, özellikle de yatırımcının çevreyi koruma sorumluluğu bağlamında derinlemesine inceliyor. Yazar, çocukluk anılarından yola çıkarak, ekonomik kalkınmanın doğa ve toplumsal hafıza üzerindeki yıkıcı etkilerini kişisel bir dille aktarıyor ve bu farkındalığın hukuk alanındaki çalışmalarına nasıl yön verdiğini samimi bir şekilde paylaşıyor. Kitabın önsözü, eserin yalnızca teknik bir hukuk çalışması olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve etik bir sorumluluk çağrısı taşıdığını gösteriyor.