Modern şirketler hukuku ve ekonomik faaliyetlerin merkezinde yer alan anonim şirketlerde, yönetim kurulu üyelerinin üstlendiği şirketin yönetim ve temsili görevi, beraberinde önemli bir yasal ve etik sorumluluğu da getirmektedir. Bu kapsamda yönetim kurulu, şirket menfaatini her koşulda önceliklendirmekle yükümlü tutulmuştur. Ancak şirket yönetiminde yönetim kurulu üyelerinin kendi ya da gözettikleri üçüncü kişilerin menfaatleri ile şirketin menfaatinin çatışması kaçınılmazdır. Beşeri bir süreç olan şirket yönetiminde bu çatışmaların da yönetilmesi önem arz eder. Bu eserde özen ve sadakat yükümlülüğü ekseninde şekillenen ve özel düzenlemelere de konu olan menfaat çatışmalarının teorik boyutu, Yargıtay kararları ve karşılaştırmalı hukuk örnekleriyle ele alınmaktadır. Çalışmada, kanunun açıkça yasakladığı özel çatışma hallerinin yanı sıra genel çatışma durumları da mercek altına alınmakta; mevcut yasal düzenlemelerin tartışmalı veya yetersiz kaldığı noktalara yönelik tespitler yapılmakta ve alternatif çözümler sunulmaktadır. Kurumsal yönetimin ve sürdürülebilir başarının hayati önem taşıdığı günümüzde bu kitap, hem akademiye özgün bir katkı sunmayı hem de şirket hukuku uygulayıcılarına ve yöneticilerine güvenilir bir rehber olmayı amaçlamaktadır.