Uluslararası ceza hukukunda hibrit mahkemeler, uluslararası ceza hukukunun nispeten daha yeni tarihli bir konusunu oluşturmaktadır. Hibrit mahkemeler, uluslararası ceza yargısının Tokyo, Nürnberg, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi ve nihayet Uluslararası Ceza Mahkemesi pratiklerinden sonra geliştirilen son uluslararası ceza yargısı mekanizmasıdır. Bu mekanizma, anılan tüm mahkemelerden belli noktalar itibarıyla farklılaşmakta, kendine özgü (sui generis) özellikleriyle dikkat çekmektedir.
Bu mahkemeler, aşağıda detaylıca tarif edileceği üzere diğer uluslararası ceza mahkemelerinden hem ulusal hem de uluslararası ögeleri barındırması yönüyle farklılaşmaktadır. Hibrit mahkemeler, çatışma ortamlarından barışa geçiş sürecinde kurulmakta ve faaliyet göstermektedirler. Uluslararası Ceza Mahkemesinin ve ulusal ceza yargısının aşağıda açıklanan nedenlerle çatışma döneminde meydana gelen insanlığı derinden sarsan suçlara ilişkin yapılacak yargılamalarda efektif bir yol olarak görülmemeleri halinde barış sürecini inşa etmeye çalışan devletler, bu yargılamaları icra etmesi amacıyla hibrit mahkemeleri tercih edebilmektedirler.
Hibrit mahkemelerin, uluslararası ceza hukukunun en önemli yargı organı olan Uluslararası Ceza Mahkemesinden ne biçimde ayrıştığının tespiti, Uluslararası Ceza Mahkemesinin muhtevasının anlaşılmasına bağlı olduğundan, Uluslararası Ceza Mahkemesi de çalışma bakımından önemli bir yer tutmaktadır. Teorik muhtevası bu şekilde ortaya konulacak olan hibrit mahkemelerin pratikteki yansımaları da ele alınacak olmasıyla, konunun daha açık bir şekilde tarif edilmesi amaçlanmaktadır.