Ceza Normu, günlük bir gereksinimin de ötesinde, bugün önemli bir eser konumundadır. Önemi, eserin, hukuku ve daha özel olarak ceza hukukunu beşeri irade, hukuku bilimini ve daha özel olarak ceza hukuku bilimini son tahlilde aklî, deneye dayalı, bir olgu olarak algılamasından, dolayısiyle tüm omurgasının bu iki temel düşünce üzerine oturtmuş bulunmasından ileri gelmektedir.
Ceza Normu, insanın içinde yaşamaya zorunluğu olduğu normative dünyanın çoğulcu karakterini, zenginliğini titizlikle gözetmiş, onu oluşturan değerlerden birini ötekine indirgemekten özenle kaçınmıştır. Ancak, eser, dayandırıldığı temel düşüncelerin bir sonucu olarak, söz konusu bu dünyada tek, mutlak belirleyen normatif düzenin, hukuk düzeni olduğuna kabul etmektedir.
Hukuk, ceza hukuku, normative bir yapı olarak algılanmıştır. Ceza hukukuna kimliğini veren ceza müeyyidesi, modern ceza hukuklarında tartışmasız olarak yerini almış bulunan emniyet tedbirleri, farklı bir bakış açısından incelenmeye çalışılmıştır. Öte yandan, eserde, ceza normları, çeşitli açılardan ele alınıp tasnif edilmiştir.
Eserde, metin kadar ağırlıklı olarak, metin altı notlara da yer verilmiştir. Böylece, hem eser zenginleştirilmeye çalışılmış, hem de temel konularla yan konuların organik bağlantıları korunmuş, dolayısiyle temel konular metin içinde incelenirken, yan konular metin altı notlar içinde incelenmiştir.