Çevrimiçi pazaryerleri ilk ortaya çıktığında marka ihlallerine ilişkin mevcut düzenlemeler yorumlanarak kararlar verilirken, sonraki yıllarda hem Avrupa Birliği'nde hem de Türkiye'de çevrimiçi pazaryerlerinde meydana gelen marka ihlalleri için özel düzenlemeler hazırlanmıştır. Bu yasal düzenlemeler, internet ortamının kendine özgü yapısı ve dijitalleşme politikaları dikkate alınarak oluşturulmuştur.
Bu bağlamda, alışveriş merkezlerinin mevcut mağazalarda satılan ürünlerden genel olarak sorumlu olmaması gibi, çevrimiçi pazaryerleri de üçüncü taraf satıcılar tarafından satışa sunulan marka hakkına tecavüz eden ürünler dolayısıyla genel itibariyle sorumluluktan muaf tutulmaktadır; ancak belirli koşullar altında sorumlu olabilecekleri kabul edilmektedir.
Bu çalışmada öncelikle çevrimiçi pazaryerlerinin, platformda meydana gelen marka ihlallerinden sorumlu tutulup tutulamayacakları, sorumlu tutulmaları mümkünse hangi durumlarda sorumlu tutulabilecekleri ayrıntılı olarak incelenmiştir.
Bu kapsamda, öncelikle marka ihlali Avrupa Birliği ve Türk hukukundaki düzenlemeler ışığında irdelenmiş ve bu doğrultuda marka ihlalinin koşulları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ardından, pazaryerlerine ilişkin yasal düzenlemeler farklı mevzuatlarla karşılaştırılarak açıklanmış ve Türkiye'deki uygulamadan bahsedilmiştir. Son olarak, tüm açıklamalar göz önünde bulundurularak, pazaryerlerinin, platformda meydana gelen marka ihlallerinden sorumlu tutulup tutulamayacağı ve hangi koşullarda ve hangi düzenlemelere dayalı olarak sorumlu tutulabilecekleri, emsal kararlar ve yasal düzenlemeler ışığında incelenmiştir.