Anayasalar, bilindik işlevleri dışında, siyasal topluluğun ortak hafızasını ve kolektif değerlerini taşıyan sembolik belgelerdir ya da ritüeller toplamıdır. Çünkü kurucu iktidar, anayasa aracılığıyla bir hukuk düzeni oluştururken aynı zamanda belirli bir kimlik, aidiyet ve tahayyül inşa eder. Bu nedenle anayasal metinlerin anlaşılması için yalnızca normatif içeriklerinin değil, taşıdıkları sembolik anlamların da çözümlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Anayasalar, bu yönüyle güçlü bir sembol şebekesidir. Semboller yalnızca temsil araçları değildir aynı zamanda toplumsal gerçekliği kuran, dönüştüren ve yeniden üreten yapılardır.