Bu derleme kitap, 24 Haziran 2025'te İstanbul'da ortaklaşa düzenlediğimiz bir konferansın ürünüdür. Her iki ülkede de yüksek biçimde ceza hukukuna ilişkin olan ve toplumsal açıdan hassas soruları gündeme getiren konu uzun uzun tartışıldı: Çocukların cinsel istismarıyla ceza hukukuyla mücadele etmek.
Etkinlik esnasında, bizatihi bu suç alanının karşılaştırmalı hukuki perspektiflere ne kadar çok ihtiyaç duyduğu açıkça ortaya çıktı. Alman ve Türk ceza hukuku bilimi, burada büyük ölçüde benzer zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır: – dijital olarak desteklenen suç işleme biçimlerinden sınır ötesi soruşturma konularına ve mağdurun koruması ile yargılama adaleti arasında sürdürülebilir bir denge kurma görevine kadar. Aynı zamanda, her iki sistemin dogmatik gelenekleri ve ceza hukuku araçları önemli noktalarda farklılık göstermektedir. Tam da bu farklılıklar, mesleki tartışmayı özellikle üretken kıldı.
Bu ciltteki sunumlar, bu ortak tartışmayı yansıtmaktadırlar. Özellikle çocuk koruma alanında, sadece kendi sistemine odaklanmanın değil, paralellikleri, sapmaları ve yeni dürtüleri sistematik olarak dahil etmenin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Karşılaştırmalı hukuk analizi burada akademik bir lüks değil, pratik bir zorunluluktur: Çünkü, fail yapıları, suç dinamikleri ve dijital dağıtım kanalları ulusal sınırlarla kısıtlı kalmamaktadır.
Kitap, aynı zamanda, çocuk koruma alanında hukuki iş birliğinin, mesleki açıdan açık, metodolojik açıdan bilinçli ve karşılıklı saygıya dayalı bir şekilde yürütüldüğünde yüksek katma değer sağladığını da belgelemektedir. İstanbul'daki etkinlik tam da bunu mümkün kıldı: Hem dogmayı hem de pratiği göz önünde bulunduran, açık, analitik açıdan titiz bir alışveriş.