İstihbarat faaliyetlerinin uluslararası hukukta sahip olduğu konum, sınırlar ve devletlerin bu alandaki sorumluluklarını kapsamlı ve güncel bir bakış açısıyla ele almaktadır. Kitap, istihbaratın uluslararası ilişkilerde artan rolünü ve bu faaliyetlerin hukuki çerçevesini, hem barış hem de silahlı çatışma dönemlerinde detaylı şekilde analiz etmektedir.
Yazar, kitabın önsözünde, çalışmasının benzerlerinden ayrılan yönlerini vurgulamaktadır: İstihbarat faaliyetlerinin yalnızca pratik ve siyasi boyutunu değil, aynı zamanda uluslararası hukukun temel ilkeleri, insan hakları ve insancıl hukuk açısından doğurduğu sonuçları da bütüncül bir yaklaşımla incelemektedir. Kitap, klasik "casusluk hukuku" tartışmalarının ötesine geçerek, istihbaratın modern teknolojilerle dönüşen doğasını, devletlerin özen yükümlülüğünü ve hesap verebilirlik mekanizmalarını güncel örneklerle tartışmaktadır.