Bir ordunun gücü, sahip olduğu silahlarla değil, o silahları hangi akılla kullandığıyla ölçülür.
Bu kitap, on beş devletin askeri zihniyetini masaya yatırıyor: Türkiye'den Rusya'ya, ABD'den İran'a, Almanya'dan İsrail'e kadar farklı coğrafyaların, farklı tehdit algılarının ve farklı güç oyunlarının arkasındaki stratejik akıl yürütmeyi ortaya koyuyor.
Neden bazı devletler önce vurur, bazıları beklemeyi tercih eder? Caydırıcılık kimin için bir kalkan, kimin için bir tehdittir? Savunma sanayii gerçekten stratejik özerklik mi getirir, yoksa var olan bir iradenin aracı mı olur?
Alanında uzman bir yazar kadrosunun kaleme aldığı bu eser, milli hedeflerden savunma politikasına, oradan askeri konsept ve stratejilere uzanan tutarlı bir kavramsal çerçeveyle, Türkçe literatürde bir ilke imza atıyor. Her bölüm, bir ülkenin güç kullanma biçimini yalnızca tasvir etmiyor, bu biçimin hangi tarihsel deneyimden ve hangi stratejik kültürden doğduğunu gösteriyor.
Komuta kademesinden akademiye, strateji meraklısından politika yapıcıya kadar herkes için: on beş ülke, tek bir soru. Güç, nasıl bir akılla kullanılır?